race etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
race etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11.4.08

"Rolling Start" denen şey...

Rolling , yani "hareketli" halde start verilen bir mücadeledir. Araçlar hareket halinde iken başlanan bir nevi drag (kalkış) denemesidir diyebiliriz.
Hepimiz sahip olduğumuz otomobilin gücünü bir şekilde denemek isteriz. Bu belki de kişinin "farkedilme" ihtiyacı ve "başkalarına üstünlüğünü ispatlama" dürtüsü olarak düşünülebilir. İşin psiko-sosyal boyutunu bir tarafa bırakıp bu "illegal" yarış şeklini biraz açmak istiyorum ;
Rolling adlı bu yarış türü tamamen illegaldir. Aslında dünya üzerinde belirli kuralı bulunmamakla beraber , bazı üniversal "prensipler" dahilinde gerçekleştirilen bir nev'i güç gösterisidir. Basitçe uygulama şu şekildedir ; yolda genellikle iki araç hareket halindedir ve yanyana gelirler , hızlarını birbirlerine eşitlerler , araçlardan biri start işaretini verir ve sürücüler gaz pedalını halıya yapıştırırlar. Amaç rakiple arayı açmaktan başka birşey değildir. Birbirlerinin önüne geçmeden sadece "kim daha iyi hızlanıyor" veya "kimin maksimum hızı daha yüksek" gibi soruların sonuçlarını görebilmek için yarışılır.



Yazılı olmayan iki kuralı vardır ;
-Ortak bir kararla araçlardan sadece biri start işaretini verir. Bu işaret , art arda senkronize şekilde çalınan 3 kısa kornadan ibarettir. Üçüncü korna ile birlikte yarış başlar.
-Araçlar birbirlerinin önünü kesmezler , her araç kendi şeridinde yol alır.
Önemle belirtmek isterim ki her ne kadar bu yazıda "yarış" olarak nitelesem de bu aslında kesinlikle bir "yarış" değildir. Yarış ismini verebilmemiz için , belirli mutlak yazılı kuralları , araçlar ve çevre için gerekli güvenlik önlemleri , trafiğe kapalı özel pist veya parkurları ve en önemlisi hakemleri olması gereklidir. Bu nedenle bu mücadele asla bir yarış sayılamaz. Bunu aslında bir "deneme" olarak adlandırmak daha doğrudur.
Doğal olarak en az 2 araç ile yapılan bu denemeler , yolun durumuna göre daha fazla sayıda aracın yanyana startı ile de gerçekleştirilebilmektedir. Hangi hızda ve hangi viteste start alınacağı , yarışın nerede biteceği gibi konular , karşılıklı konuşularak tespit edilir. Tabii çok çok önemli bir unsuru gözardı etmemek gerekir ki bu da denemenin yapıldığı yoldaki mevcut trafiktir. Olan bitenden habersiz sakin sakin evinin yolunu tutmuş diğer sürücülerin ve araçların aralarından hızla geçip gitmek tabii ki çok fazla tehlikelidir. Eğer böyle bir deneme yapacaksanız yolda hiçbir kimsenin ve aracın olmadığından emin olmanız ve en ufak bir tehlike sezdiğinizde hırsınızı bir kenara bırakıp yavaşlamanız size en önemli tavsiyem olacaktır.
Peki nedir bu işin eğlenceli tarafı? En önemlisi , farklı marka ve model araçlara karşı , kendi aracınızın kabiliyetini görmüş oluyorsunuz , aracınıza eklediğiniz parçaların verimini ölçmüş oluyorsunuz ve aracınızı sıfırdan hızlandırmadığınız için de drag (kalkış) yarışlarında olduğu gibi yürür aksamı yıpratmamış oluyorsunuz. Ayrıca draglarda olduğu gibi "kalkıştaki debriyaj hakimiyeti" sorunu da ortadan kalktığı için sürücü yeteneği değil , otomobilin yeteneği ön planda oluyor. Sürücü faktörünün nispeten geri planda kaldığı salt motor gücünün sergilenmesidir.



Peki nedir bu işin tehlikeli tarafı? En önemlisi bunu yaparken "kuralları ve yasaları çiğniyorsunuz" ve trafiği tehlikeye atıyorsunuz. Hiçbir emniyet-güvenlik tedbiri alınmamış oluyor. Herhangi bir aksilik anında hem siz , hem aracınız hem de çevredeki herkes ve herşey , normalde olduğundan çok daha fazla tehlikeye maruz kalıyorsunuz. Deneme esnasında kullanılan yol , tamamen trafiğe açık bir yol olduğu için ne zeminin temizliğinden ne de önünüze çıkabilecek engellerden (taş , çukur, insan vb..) haberdar olamıyorsunuz..
Bu işin bir kuralı , bir hakemi olmadığı için ve tamamiyle "trafik kurallarına aykırı" olduğu için deneme esnasında neler olabileceğini kimse bilemez...
Unutmayın , motorsporları ne kadar bilinçli ve kurallar dahilinde yapılırsa , o kadar tehlikesizdir. Bu durumun aksini yapmaya çalışmak , "rus ruleti" oynamaktan farksızdır...

31.3.08

Otomobil + Adrenalin = Ne yapabiliriz..?

Bir otomobilimiz var.. Damarlarımızda ise yüksek doz adrenalin geziyor.. Kendimizi kimi zaman kontrol edemiyor ve heyecan arıyoruz.. Ama yasadışı konulara kesinlikle bulaşmamamız gerekiyor.. Peki hiçkimseyi ve hiçbir şeyi tehlikeye atmadan neler yapabiliriz? Bu işi tamamen doğru ve güven içinde yapmak istiyor musunuz?
İşte size cevap ;
Motorsporları dünyasına hoşgeldiniz..
Eğer yeteneğinize güveniyorsanız , içinizdeki heyecan arayışını tatmin etmek istiyorsanız , tüm bunları yaparken hem yasal olmak hem de tehlikelerden mümkün olduğunca uzaklaşmak istiyorsanız , motorsporları dünyasına adım atmaktan başka bir seçeneğiniz bulunmamaktadır.

Motorsporlarında ana kural "güvenlik"tir ve güvenlik unsurlarını eksiksiz şekilde yerine getirmeden , o koltuğa oturmanıza kimse izin vermez. Bu hem sizin , hem aracınızın , hem de çevrenizdeki diğer herşeyin güvenliği açısından en temel unsurdur. Bu unsurun ana başlıklarını basitçe şu şekilde sıralayabiliriz ;

-Araç güvenliği
-Sürücü güvenliği
-Seyirci güvenliği

Şimdi detay zamanı...

Araç Güvenliği
Otomobiller temelde , normal sürücülerin normal kullanımları sırasında oluşabilecek kazalara karşı koruma sağlayabilecek şekilde tasarlanmışlardır. Ancak yarış ortamında oluşabilecek kazalar , normal şartlardan çok daha farklı şekil ve niteliklerde olabileceği için , araçların standart halleri yetersiz kalacaktır. Yarış esnasında amaç basitçe "daha hızlı olmak"tan ibaret olduğu için risk de fazladır. Ancak , yarışta kullanılacak araca eklenecek ekstra unsurlar , bu tehlikeyi bertaraf edebilmek konusunda oldukça etkilidir. Peki nedir bu unsurlar? Ne işe yararlar?

Öncelikle aracın içindeki tüm aksesuarlar ve koltuklar sökülür. Tüm konfor donanımları , tavan ve taban döşemeleri , kapı iç kaplamaları gibi yarış sırasında gereksiz olan tüm parçalar araçtan atılır. Bu durum , aracın ağırlığını azaltarak daha hızlı olabilmesi ve herhangi bir mekanik müdahalenin daha kolay-hızlı şekilde yapılabilmesi amacını taşır. Ancak esas amaç hızlı olabilmenin yanında , yüksek hızlarda meydana gelebilecek kazalar ve hatta taklalar esnasında bu parçaların yerlerinden kopup , içerideki sürücüye tehlike yaratmasını önlemektir.

Aracın içindeki tüm gereksiz parçalar söküldükten sonra "roll-cage" adı verilen çelik kafesin monte edilmesi gerekir. Ana çerçeve ve çapraz geçişlerle desteklenen bu kafes sistemi , sizin içinde bulunduğunuz alanın kaza esnasında deforme olmasını kesinlikle engelleyecek ve sizi tehlikelerden koruyacak en önemli ekipmandır. Roll cage , aracın şasisine pek çok noktadan kaynaklanır , bu şekilde aracın stabilitesi de artar ve yol tutuşa da çok önemli katkılar sağlar. Yani hem bir güvenlik unsuru hem de performans arttırıcı bir parçadır.

İkinci sırada yarış koltukları gelir. Özel tasarımları sayesinde sürücüyü sarmalar ve her koşulda sürücünün koltukta kalmasını , hiçbir yöne doğru savrulmamasını sağlar. Bu koltuk , sizi gayet güzel bir şekilde kucaklayacağı ve yanlardan saracağı için hem sürüş hakimiyetinizi arttırır , hem de kaza anında koltuktan fırlayıp biryerlere çarpmanızı , yaralanmanızı engeller. Yarış koltukları oldukça hafif ama aklınızın alamayacağı kadar sağlam malzemelerden yapılır. Hem hafiflik avantajı hem de sürüş hakimiyetinize olan katkısı ile beraber performansınızı arttırırken , güvenliğinizi de sağlamayı garanti eder.

Üçüncü sırada emniyet kemeri sistemi yer alır. Standart otomobillerde kullandığımız 3 noktadan bağlantılı emniyet kemerleri , yarış ortamları için yetersizdir. Biz gündelik hayatta tek omuzumuzun üstünden ve kalçamızın iki yanında bağladığımız emniyet kemeri ile tabii ki de güvendeyiz. Ancak yarış ortamı için kullanılan kemer sistemi 5 noktadan bağlıdır ;
-İki omuzdan ayrı ayrı gelen iki kemer
-Kalçamızın iki yanından gelen iki ayrı kemer
-Bacaklarımızın arasında belimize doğru gelen tek kemer
Bütün bu 5 adet kemer , göbek-göğüs kafesi arasında bir noktada tek bir klipsle tek bir noktada birleşir. Bu da bizi her koşulda koltuğumuza sıkı sıkıya yapıştıran ama hareketlerimize engel olmayan bir sistem vermektedir. Kemerler direkt olarak aracın şasisine bağlı oldukları için sağlamlığı inanılmazdır.
Peki bir kaza sonrasında hızla aracımızda çıkmamız gerekirse 5 tane ayrı kemerle nasıl uğraşacağız diye endişe etmeyin. Ortadaki tek nokta bağlantısının klipsini çözdüğünüzde , 5 kol da serbest kalacaktır ve bu işlem günlük hayatta kullanılan kemerlerden çok daha pratik şekilde gerçekleşmektedir.






















En sonunda en büyük tehlike olan yangın ile ilgili de tabii bazı değişiklikler yapılır. Bunlardan en önemlisi , herhangi bir darbe anında aracın kendi yakıt akışını otomatik olarak kesmesini sağlayan sistemdir. Depodan motora giden yakıt kesilir ve olası tehlikelerin önüne otomatik olarak geçilir.
Yakıt akışının kesilmesi ile birlikte olabilecek kıvılcımları ve kısa devreleri de önlemek gerekir. Bunun için de araç içine ve dışına , gayet kolay ulaşılabilir birer şalter monte edilir. Bu şalter kapatıldığında aracın tüm elektrik sistemi kapatılmaktadır. İçerideki şalter zaten sürücünün kolaylıkla ulaşabileceği konumdadır. Bundan başka , kaza anında dışarıdan yapılacak müdahaleleri etkin kılmak için de aynı şalterden bir tane de aracın dışına monte edilir , uyarıcı yazılar ve işaretler ile yeri belli edilip kolay görülebilir hale getirilir.
Ayrıca aracın benzin deposu ve yakıt hortumları da yırtılmaz , delinmez , sızdırmaz ve yanmaz niteliktedir. Yani herşey kontrol altındadır.
Tüm bu ekipmanlara rağmen yine de yangın çıkma ihtimaline karşılık 2 farklı yangın söndürme sistemi daha mevcuttur ;
Araç içinde sürücünün çok yakınında ve bagajda olmak üzere , elde kullanılan ayrı ayrı 2 adet yangın söndürücü tüp bulunmaktadır.
Bu tüplü manuel müdahale sisteminden başka ikinci olarak , yine aracın içinde ve dışında 2 farklı şalteri olan otomatik bir yangın söndürme sistemi de mevcuttur. Bu şaltere müdahale edildiğinde araç otomatik olarak iç mekana ve motor bölümüne ayrı ayrı yangın söndürücü madde püskürtmektedir. Dışarıdaki şalter de yine kolay bulunabilir bir yerdedir , ayrıca yazılar ve işaretlerle belirginleştirilmiştir.

Sürücü Güvenliği
Bu konu başlığında sayacağımız malzemeler sürücüye rahatlık sağlamak ve tabii ki de kaza esnasında yaralanmasını önlemeyi amaçlamaktadır. Bunlar , içlik , bere , çorap , tulum , ayakkabı , kask ve eldivendir. Tüm bu malzemeler sürücüyü rahat ettirmek , terletmemek , üşütmemek için özel malzemelerden üretilmiştir. Ancak tabii ki tek fonksiyonları konfor değildir. Tüm bu malzemeler , yanmayan , erimeyen ve hatta direkt olarak ateşe tutulduğunda 30 saniye ile 1 dakika arası dayanabilen malzemelerdir ve sizi en kötü koşullarda bile hayatta kalabilmenize yardımcı olurlar.





































Birkaç küçük detay vermek isterim ;
Tulumun omuz bölümlerinde çok sağlam tutma bölümleri yer almaktadır. Bunlar , sizin araçtan çekilerek çıkartılmanız gerektiğinde çok çok işe yarayan küçük ama hayati eklentilerdir.
Kasklar , çok ama çok büyük darbelere maruz kaldıklarında bile başınızın zarar görmesini engelleyebilecek yeteneğe sahiptirler ve oldukça da hafiftirler.
Eldivenler , direksiyon , gibi ekipmanları kullanırken elinizin kaymasını engeller ve sürüş veriminizi arttırırlar.
Ayakkabılar , ince tabanları sayesinde pedalları daha iyi hissedebilmenize yardımcı olur ve çok daha rahat bir kullanım sunarlar.
Konforunuz , verimliliğiniz ve güvenliğiniz emin ellerde...
Seyirci Güvenliği
En önemli konuyu en sona sakladım ve en az şeyi ise bu konu hakkında söylemeyi yeğliyorum.
Motorsporlarının hangi dalıyla ilgilenirseniz ilgilenin , sizin sadece sürüşe konsantre olmanız gerekir. Bir kaza esnasında da etrafta hiçbir nesneye zarar vermemenizin sağlanması gerekir. İşte bu yüzden motorsporları , sadece ve sadece özel parkurlarda , özel pistlerde veya kapalı alanlarda yapılmaktadır. Bu konu tamamen organizasyonel bir konudur ve sizin yapacağınız şey , sokaklarda yarışmak yerine bu tür özel ve kontrollü mekanlara yönelmekten ibarettir.

Tüm bu anlattıklarımdan sonra korktunuz mu? Eğer bilinçli iseniz sakın korkmayın! Yarış demek hız demektir ve kazalar kaçınılmazdır. Yarış için hazırlanmış bir aracınız varsa ve bu işe özel bir mekanda iseniz ne olursa olsun siz ve diğer herkes "kesinlikle güvendesiniz" demektir.
Korkmanız gerekiyorsa günlük kullandığınız aracınızdan ve normal yollardan korkun...

Peki nasıl yarışabiliriz? Bunun için gerekli birkaç şart var , basitçe değineceğim ;
-Güvenlik şartlarını karşılayan bir aracınız olmalı
-Ehliyetiniz olmalı
-Yarış lisansınız olmalı

Daha detaylı bilgi için , kısa adı TOSFED olan Türkiye Otomobil Sporları Federasyonu'na ulaşın ve bu muhteşem dünyaya adımınızı atın..

Motorsporlarına giriş ve güvenlikle ilgili şimdilik benden bu kadar , daha sonra sizlere motorsporlarının branşlarını ayrı ayrı tanıtacağım..
Görüşmek üzere...