
Bir süredir bu üç yeni model ile ilgili haberler veriyorum. Aslında yeni demek çok yanlış , üçü de "muscle car" adı verilen yüksek güçlü ve yüksek hacimli klasik Amerikan spor arabaları tarihindeki abideler. Ne mutlu ki bu üç özel model , geçmişten mükemmel tasarım ögelerini günümüze taşıyarak yeniden yaratıldılar... Şimdi de , tıpkı yıllar önce olduğu gibi birbirlerine kafa tutuyorlar...
Karşınızda
Ford Mustang , Chevrolet Camaro ve Dodge Challenger...
Alfabetik sırayla gidelim ve önce
Chevrolet Camaro ' yu kısaca tanıtalım ;

Tıpkı eskiden olduğu gibi Camaro ' nun iki modeli var ; Camaro ve Camaro SS...
Standart Camaro
3.600.-cc hacmindeki
6 silindirli motoru ile
304.-hp güç üretirken , SS versiyonu
6.200.-cc hacmindeki
v8 motoru sayesinde
426.-hp güce sahip.
SS versiyonunun
0-100.-km/h hızlanması
4,7.-saniye sürüyor.
Direksiyon güzel görünüyor ama göstergelerin formu beni hiç çekmedi. İç mekan ise biraz basit kalmış...




Sırada
Dodge Challenger var ;

Challenger da tıpkı Camaro gibi iki ana modele sahip ; Challenger SE ve R/T...
Baz versiyon olan SE modeli
3.500.-cc hacmindeki
6 silindirli motoru ile
250.-hp güç üretirken , R/T versiyonu
5.700.-cc hacmindeki
v8 HEMI motoru sayesinde
376.-hp güce sahip. R/T versiyonunun
0-100.-km/h hızlanması
5,1.-saniye sürüyor.
Direksiyon hiç sportif görünmüyor ve iç mekan fazlasıyla vasat. Aracın dışını görmezden gelirseniz , iç mekan kesinlikle bir spor otomobil değil de , Dodge ' un ürettiği standart aile arabalarından biriymiş gibi duruyor...




Son delikanlımız da
Ford Mustang ;

Mustang ' in coupe versiyonunun diğer rakiplerinden farklı olarak üç farklı modeli var ; v6 , GT ve Shelby...
Baz versiyon Mustang v6
4.000.-cc hacmindeki
6 silindirli motoru ile
220.-hp güç üretirken , GT versiyonu
4.600.-cc hacmindeki
v8 motoru sayesinde
315.-hp güce sahip.
Shelby versiyonu tamamen apayrı bir üretim olduğu için rakiplerine haksızlık etmemek adına bu karşılaştırmada detaylandırmıyorum...
GT versiyonunun
0-100.-km/h hızlanması , gövdesinin rakiplerine nazaran daha hafif olması sayesinde , nispeten düşük motor gücüne rağmen
4,9.-saniyede gerçekleşiyor.
Direksiyon güzel görünüyor ama göstergeler vasat ve iç mekan sanki Audi ' lerin kötü bir kopyası gibi...




Sonuç olarak , klasik tasarımların günümüze yansıtılması çok hoş bir durum ve mühendisler bunu oldukça başarılı bir şekilde gerçekleştirebilmişler. Ama aynı şeyi kesinlikle iç mekan tasarımı konusunda söyleyemeyeceğim. Üçünün de iç mekanı , araçların dış görünümü ile tam bir tezat oluşturuyor.
Ama her ne olursa olsun , bu üç ikonun yeniden üretilmesi ve tasarımlarının kesinlikle eski klasik hallerini yansıtması bence takdir edilmeleri için yeterli...