citroen etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
citroen etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21.4.10

Süper Mini Modası...

Derin manalar içeren başlığımızdan eğer ki "etek" tanımını çıkarıyorsanız baştan yollarımızı ayıralım... Hatta o anı hiç yaşanmamış sayalım...
:)
Ufak tefek görünüp de Karamürsel sepeti misali , içerikleri sürprizlerle dolu otomobiller için genel ve en net sıfat "ufak" veya "mini" dir...
Ancak bu camiaya gönül vermiş varlıklar olduğumuz için , Mini kelimesinin bünyemizde tek ve kati bir karşılığı vardır ki , o da Bmw tarafından hayata döndürülen (hem de ne dönüş ama...) yaşayan efsane Mini Cooper ' dan başkası değildir...

Günümüze kadar , kendi yarattığı segmentin mutlak lideri olan Mini Cooper ' ı , hemen hiçbir konuda zorlayacak rakibi yoktu. Ne stil , ne kalite , ne performans... vs..vs..vs..
Artık bu pastanın ne kadar iştah açıcı olduğunu bilmeyen kalmadı. Çünkü Mini , bu pastayı yıllardır lüpletiyor... Ama artık kimsenin Mini ' ye pastanın tamamını kuzu kuzu teslim etmeye niyeti yok...
İşler oldukça kızışıyor... Hem de hiç olmadığı kadar... Hatta bu "kızışma" haberlerini daha önce birkaç kez daha yapmıştım...
Ama , yeni gelişmeler cidden şaşırtıcı...
Bu "süper-mini" cep roketleri segmentinin bir müptelası olarak , rakiplerinin herbirinin oldukça dişli olduğunu , herbirinin ayrı ayrı avantajlı ve çekici taraflarının olduğunu rahatça söyleyebilirim...

İşe önce tanıdık arkadaşlardan başlayalım ;

Fiat 500 Abarth

Kesinlikle stil sahibi... Üstelik genlerinin nereden geldiğini bize gayet güzel bir şekilde gösteriyor. Klasik Fiat 500 ile benzerliği çok hoş. Özellikle Abarth versiyonu performans olarak ciddiye alınması gerekli bir makine.

Alfa Romeo MiTO

Çok çok özel bir tasarım... Kaslı hatları kesinlike MiTO ' yu çok agresif gösteriyor. Standart motor seçenekleri aşırı agresif ve saldırgan bir performans içermese de , GTA versiyonu cidden akıl alıcı olacak , orası kesin...
Ben kendisinin ciddi bir hayranıyım... Keşke fiyatı da bu hayranlığımı iten değil de çeken bir unsur olabilseydi...

Citroen Ds3

İşte zurnanın zırt dediği yerlere geldik... Citroen , Ds3 ile gerçekten kafa karıştıracak... Stili çok farklı... Fransız estetiğinin etkisi belli oluyor. Aşırı kaslı görünmemesine rağmen , onda birşeylerin farklı olduğunu gayet net bir biçimde anlatabiliyor. Gövdeden farklı renkteki tavan uygulaması Mini ' den alıntı bir fikir olsa da , bence Ds3 ' e çok yakışıyor...
Kendisinden büyük sürprizler beklediğim Ds3 ' ün , özellikle fiyat olarak rakiplerinden avantajlı olacağını tahmin ediyorum...

Audi A1

İşte kalite kokan bir örnek... Audi son zamanlarda "Mercedes ve Bmw ' den sonra akla gelen 3. Alman" rolünü kesinlikle bıraktı. Artık "Alamanlar" ı sayarken insanların kafası karışıyor , sıralamaya karar veremiyor... Bu rüzgarın etkisini durdurmaya hiç de niyetli olmayan Audi , yeni minik sürprizi A1 ile pazarı kesinlikle sallayacak...
Marka imajı ve kalite konularında liderliği alacağını tahmin ettiğim Audi A1 , fiyat olarak rakiplerinden yüksek kalacaktır. Ne kadar güçlü motorlar kullanacağını ve ne zaman bir Audi klasiği haline gelmiş olan "S" ve "RS" versiyonlarını ortaya çıkaracağını ise cidden merak ediyorum... Peki , A1 quattro olur mu? Bekleyip göreceğiz...

Bmw 0 Serisi

İşte sürpriz diye ben buna derim... Kaputun altında taptaze motorlar var. Özellikle 3 silindirli turbo dizel versiyonu kesinlikle çok can yakacak... Detaylar daha sonra...

Saab

Şaşıranlar el kaldırsın... Benim elim şahsen hala havada... Üstelik ağzım da açık...
İlk aklıma gelen , Saab markasının bugüne kadarki üretim mantığı , hedef kitlesi ve marka imajı oldu. Sonrsında da çelişkiler silsilesi migrenimi azdırdı...
Saab , şimdiye kadar hemen hiçbir modeli ile herhangi bir segmentte başa güreşmedi ya da güreşemedi. Ama Saab müşterileri sadık olduklarından ve markanın da kalite / güvenlik gibi çok önemli iki konuda tüm dünyada bir ikon haline gelmiş olması sebebiyle bugüne kadar ayakta kalmayı bir şekilde başardılar. Şimdi böyle ateşli bir sınıfa dahil olmaya çalışma düşüncesi bile Saab için aşırı bence... Tüylerim diken diken oldu resmen...
Umarım herşeyi göze alıp bodozlama dalarlar ve umarım bu model gerçekten de Saab ' ı çok daha güzel yerlere getirir...

1.7.09

Yeni Citroen C3...

Artık zamanı gelmişti...
Kapsamlı bir operasyon geçiren C3 artık çok daha şık görünüyor. Ancak , daha önce makyaj operasyonu yapılan C4 ' ün yeni Ford Focus ile benzer burun tasarımına sahip olmasını eleştirmiştim. Şimdi görüyorum ki , yeni C3 ' ün burun tasarımı da doğal olarak ailenin diğer üyesine , yani C4 ' e benzetilmiş. Yani C3 de Focus ile benzer çizgilere sahip olmuş oluyor...
Bundan çok hoşlanmamış olsam da , yeni tasarımın eski C3 ile kıyaslanmayacak kadar şirin olduğunu belirtmek isterim.

Ama yine , eski modelde de olduğu gibi , ön kapıların dikiz aynaları ve A sütunu ile birleştiği bölgede göze hoş gelmeyen açılar mevcut.. Ya da en azından benim gözüme hoş gelmiyor...

29.5.09

Ferrari f355 Motorlu Citroen 2cv (Döşova)...

İşte swap böyle birşeydir...
Önce kahramanımızı biraz tanıyalım ;
Tıpkı Almanlar ' ın Volkswagen Beetle örneğinde olduğu gibi , Fransız hükümeti savaş zamanında kırsal arazide bile sorun çıkarmayacak , basit , kullanışlı , hafif ve 100.-km mesafeyi 3.-litreden az yakıtla gidebilen bir araç talep eder ve Citroen de 2cv ' yi yaratır. Fransızcada 2cv ' nin okunuşu olan "Döşova" ismi de bu otomobille birlikte efsaneleşmiştir...
Bir Ferrari f355 ile bir Döşova panelvanı birleştirirseniz de , ortaya işte böyle alkışlanası bir bileşim çıkar...
Harikulade...

15.5.09

Citroen C4 Makyajlandı...

Özellikle iç mekan tasarımı sayesinde özgün bir model olan Citroen C4 , geçtiğimiz günlerde makyajlandı. Aracın genelinde ince detaylar halindeki bu makyaj müdahaleleri özellikle burun kısmında belirgin...

İç mekanda C4 ' ün en belirgin özelliği olan sabit direksiyon göbeği ve göbekten bağımsız direksiyon simidi aynı şekilde kalmış. Havalandırma / klima kontrollerinde de ufak çaplı tasarım değişikliği mevcut. Navigasyon opsiyonunun Türkiye ' de sunulup sunulmayacağı ise şu an için net değil..

Peki , herşey iyi güzel de , o burun tasarımını yaparken başka bir çizgi bulunamadı mı?
Peki ya o sis farlarının şekline ne demeli?
Ben mi abartıyorum yoksa Ford Focus ' un burun kısmındaki komposizsyondan aleni şekilde kopya mı çekilmiş?...
Yorum sizin...

16.4.09

Citroen DS3 - GT...

Citroen , kendi tarihindeki çok özel ve çok farklı bir modelin adı olan "Ds3" ü tekrar kullanıyor..
Hemen klasik DS serisi Citroen ' i hatırlayalım ;

Eski DS serisi ile herhangi bir benzerliği olmayan , hatta sınıfı bile farklı olan yeni DS3 - GT , son yıllarda popülerliği inanılmaz şekilde artan ufak hacimli sportif otomobiller arasında ciddi bir seçenek olacak.

Bmw-Psa ortak üretimi olan 1.600.-cc hacmindeki turbo beslemeli 175.-hp gücündeki motorla birlikte yeni DS-3 GT , tasarımından da açıkça belli olacağı üzere gözünü Mini Cooper S ' e dikmiş...
Bakalım 0-100.-km/h hızlanmasını 7.-saniyede tamamlayabilen bu ufaklık , büyük usta "Mini" nin piyasadaki tartışma götürmez krallığını ele geçirebilecek mi?
Ds-3 ' ün fiyat olarak avantajlı olacağını şimdiden tahmin etmek zor değil ama aynı motoru taşıyacak olmasına rağmen Mini ' nin en büyük kozu olan yol tutuş ve go-kart tarzı kullanım keyfi konularında neler başarabileceğini hep birlikte göreceğiz...

4.12.08

Citroen GT...

Hiç Fransız ' dan GT olur mu?...
Olur , hem de V8 motoru , 560.-hp gücü ve 4 saniye civarındaki 0-100.-km/h hızlanması ile olur...

Citroen ' in tasarımcısı "Takumi Yamamoto" ve Polyphony Digital ' in tasarımcısı Kazunori Yamauchi ' nin ortak çalışması ile yaratılmış olan GT , Play Station 3 ' ün kutsal kitabı niteliğindeki "Gran Turismo 5 - Prologue" oyunu için tasarlanmış. Tabii ki de sadece oyun için geliştirmekle kalmayıp , onu gerçek dünyadaki biz mütevazi kullar için de hayata geçirmişler....
Etkileyici...

11.9.08

SUV Pazarı Daha Da Hareketlenecek...

SUV , yani açık yazım şekli ile Sportif Utility Vehicle adı verilen ve en Türkçe haliyle "kibar ama yetenekli şehir içi arazi araçları" olarak adlandırabileceğimiz bu sınıf tüm dünyada olduğu gibi biricik Türkiye ' mizde de oldukça popüler. Piyasaya yeni çıkan hangi model olursa olsun çok kısa bir süre içinde caddelerde görebiliyoruz.
SUV ' lar 4x4 temeli olan ve halk deyimi ile "cip" olarak tanımlanan araçlar olsalar da , gerçek zorlu arazi koşullarında zayıf kalabilen , asfalt üzerinde kullanılmaya daha yatkın olan lüks ve gösterişli makinelerdir. Tabii ki bu konuda da istisnai modeller var ancak genel olarak bir SUV , safkan bir arazi aracı değildir.

Bu kadar uzun ve sıkıcı anlatımdan sonra gelelim son gelişmelere ;
Mini , yeni bir SUV modeli geliştiriyor...
Mini Crossover

Hep söylüyorum , yine söyleyeceğim ; lütfen Mini ' yi olması gerektiği gibi bırakın , sağa sola çekiştirmekten vazgeçin...

Gelelim diğer habere ;
Citroên de boş durmuyor ve SUV pazarına doğru ilk adımını atıyor...
Citroên Hypnos

Tasarımı oldukça fütüristik (ne severim bu lafı da yaaa) ve oldukça sportif. Direkt olarak Bmw X6 ' yı hedef aldığı gayet açık...
Bu arada hepimiz biliyoruz ki , Citroên ' in peşinden mutlaka diğer Fransız markaları da birşeyler yapacaklardır. Onların bu pazarda neler yapabileceklerini şahsen çok merak ediyorum...

21.5.08

Citroen C4 Robot Game...

Kaç zamandır yazmayı unutuyordum , en nihayet fırsat bulabildim..
Citroen Baylas , C4 ' ün lansmanı dahilinde bizlere on-line bir oyun sunuyor ;

C4 Robot adlı oyunun içinde gerektiğinde otomobile , gerektiğinde de robota dönüşebiliyorsunuz. Üstelik oyunda , birebir modellenmiş Boğaziçi Köprüsü ve yapımı 2011 yılında tamamlanacak olan Marmaray ' dan da geçiyorsunuz. Açıkçası ben çok keyif aldım.. Mutlaka deneyin...

Yaşasın "otomotiv" kardeşliği...

Otomotiv dünyası , global ekonomi dinamiğinin yanında , sürekli "yeni model" yaratarak hayatta kalmayı başarabilen bir dünyadır. Bir şekilde yenilik yaratamayan , yeni model geliştiremeyen bir firma , tüm sektörlerde olduğu gibi , bu sektörde de yaşayamaz. Yeni model yaratma teması da bir otomotiv üreticisi için en büyük maliyet kalemidir. Yaratacakları yeni ürünün beğenilme oranı ise , yapılan tüm fizibilite çalışmalarına rağmen büyük oranda belirsizdir. Olumsuz senaryo durumunda , yeni model için yapılan tüm yatırımlar , harcanan tüm emekler havaya gidecek ve belki de firmayı iflasa sürükleyebilecektir.
İşte bu gibi yüksek riskler sebebiyle otomotiv firmaları , yeni model geliştirme yatırımlarında "maliyet azaltıcı" yöntemleri aramaya aşırı özen göstermektedirler.
Sayfayı fazla detaya boğmadan konu başlığına geri dönmek istiyorum ;
Birçok otomotiv firması , yeni araç yaratırken artık "ortak şasi" ve "ortak motor" kullanımına geçerek , maliyetlerde büyük oranda kar sağlamıştır.
Bir aracın temeli olan şasi ve kalbi olan motor halledilmişse , geri kalan iş büyük oranda kozmetik çalışması ve elektronikten ibaret kalıyor. Dolayısı ile şasi ve motoru başka marka-model araçlarla ortak kullanımın bir üreticiye ne kadar fayda sağlayabileceğini biz bile şu ekranın başında otururken algılayabiliyoruz.
Gelelim sektörden verebileceğimiz örneklere ;

Sektördeki en büyük "kardeşlik" Volkswagen grubuna ait. Volkswagen , Audi , Seat , Skoda ve Porsche bu grubun değerli üyeleri. İlk Porsche 'lerin Vw Beetle 'dan türetildiğini hepimiz biliyoruz. Güncel olarak sayarsak küçük kardeşler Vw Polo , Seat Ibiza , Skoda Fabia ve Audi'nin ülkemize ithal edilmeyen A2 modeli aynı şasileri paylaşıyorlar. Hatta bu araçlarda kullanılan tüm motorlar da ortak.
















Bu aile içinde daha büyük ebatlı örneklere gelirsek ;
Vw Golf , Audi A3 , Skoda Octavia , Seat Leon da aynı şasi-motor örneklerinden sayılabilir.





























Büyük ebatlı örneklerden Wv Passat , Audi A4 , Skoda Superb ;















Ailenin büyük arazi araçları Vw Touareg , Porsche Cayenne ve Audi Q8 ;

















Küçük kardeşler Vw Tiguan ve Audi Q5 ;
















Bu aileyi burada noktalayıp diğer bir ilginç aileye geliyoruz ; PSA grubu...
Citroen , Peugeot ve Fiat 'ın kurduğu bu ailede sadece ticari araç örneklerinde üç marka birlikte hareket ederken , binek otomobil örneklerinde ise Citroen ve Peugeot ' un ortaklıklarını görüyoruz...

Ticari kardeşlerden en popüler örnekler , Fiat Fiorino , Peugeot Bipper ve Citroen Berlingo ;
















Benim favorilerim Citroen C1 ve Peugeot 107 ;















Firmalar bu şekilde ortak genleri olan otomobiller üreterek maliyetleri önemli ölçüde azaltmış ve risklerini büyük miktarlarda yok etmiş olabilirler ancak şu da bir gerçek ki , günümüzde birbirinin aynısı pek çok marka-model araç piyasada ve hangisini alacağınıza karar vermek artık hiç olmadığı kadar zor... Size tavsiyem , eğer ki kendinizi bu şekilde bir karar noktasında bulursanız mutlaka ama mutlaka alternatif otomobilleri deneyin , kelimenin tam manasıyla onları üzerinize "giyin"... Size ne gibi hisler yaşatıyorlar , onlara dokunmak nasıl bir duygu , hangisini kullanırken daha fazla keyif aldınız gibi sorular sorun ve bunlara verdiğiniz cevaplara göre tercihinizi yapın.. Kısacası kesinlikle aralarında olabilecek ufak fiyat farklarına veya katalog verilerine göre hareket etmeyin ve yapacağınız tercihle olabildiğiniz kadar mutlu olun...